Kortikosteroid Nedir? Kullanım Amaçları ve Hemşirelik Bakımı

Saglik 18 January 2026
Kortikosteroid Nedir? Kullanım Amaçları ve Hemşirelik Bakımı

İçindekiler

1.Kortikosteroid nedir?

2.Kortikosteroidlerin Görevi

3.Etki Mekanizması

4.Sık kullanılan kortikosteroid ilaçlar

5.Kullanım Şekillerine Göre Kortikosteroidler

6.Etki Sürelerine Göre Kortikosteroidler

7.Kortikosteroidlerin Tedavi Takvimi

8.Kortikosteroidlerin Tedavi Dozları

9.Kortikosteroidlerin kullanıldığı alanlar (Hastalıklar)

10.Kortikosteroidlerin Vücuda Etkileri

11.Kortikosteroidlerin İstenmeyen Yan Etkileri

12.Kortikosteroid kullanan hastalarda hemşirelik bakım

 

1.Kortikosteroid nedir?

Kortikosteroid, böbrek üstü bezlerinde salgılanan bir steroid hormon türü ve bu hormonların sentetik analoglarına verilen addır. Glukokortikoid olan kortizon ile hidrokortizon kan şekeri seviyesi ve inflamasyon tepkisinde, mineralokortikoid olan aldosteron ise böbrekler üzerinde, su ve sodyumun geri emilimini ve potasyumun atılımını kolaylaştırarak su mineral dengesinde rol oynarlar.

Kortikosteroidler, vücudunuzun doğal anti-inflamatuar hormonlarından biri olan ve böbrek üstü bezlerinde üretilen kortizole kimyasal olarak benzerler.

2.Kortikosteroidlerin Görevi  

Böbreküstü bezlerinden olan adrenal bezlerden salgılanan kortikosteroidler birçok hastalığın sağaltımında, yaygın olarak kullanılır ve yaşam kurtarıcı ilaçlardır. 

Adrenal bezler: adrenal medulla ve adrenal korteks'den oluşmuştur. Adrenal medulla'dan katekolaminler olarak bilinen epinefrin ve norepinefrin salgılanır. Yaşam için son derece gerekli olan adrenal korteks'den ise kortikosteroidler veya kısaca steroidler olarak bilinen hormonlar salgılanır. Kortikosteroidler özel fonksiyonlarına göre üç grupta incelenirler:

2.1. Mineralokortiroidler:

 Sodyum, su geri emilimi ve potasyum atılımını sağlayarak sıvı ve elektrolit dengesini düzenlerler. Aldesteron, desoksikkortikosteron ve kortikosteron içerirler.

2.2 Glukokortikoidler:

 Karbonhidrat ve glukoz metabolizması üzerindeki etkileri nedeni ile kan şekerini düzenlemede etkilidirler. Kortizon ve hidrokortizon bu gruba girerler.

2.3. Seks steroidleri: 

Adrenal korteksden az miktarda anodrojen, östrojen ve progesteron salgilanmaktadır

3.Etki Mekanizması

Kortikosteroidler etkilerini birden fazla yoldan üretirler. Genel olarak, anti-inflamatuar ve immünosüpresif etkiler , protein ve karbonhidrat metabolik etkileri , su ve elektrolit etkileri , merkezi sinir sistemi etkileri ve kan hücresi etkileri üretirler . Hem genomik hem de genomik olmayan etki mekanizmalarına sahiptirler. Genomik etki mekanizması, glukokortikoid reseptörü aracılığıyla aracılık edilir ve çoğu anti-inflamatuar ve immünosüpresif etkiye yol açar .

Glukokortikoid reseptörü sitoplazmanın içinde hücre içinde yer alır ve bağlandıktan sonra hızla çekirdeğe taşınır, burada gen transkripsiyonunu etkiler ve gen ifadesinin ve epitel gibi yapısal hücreler için translasyonun inhibisyonuna neden olur. Bu etki, proinflamatuar sitokinlerde, kemokinlerde, hücre yapışma moleküllerinde ve inflamatuar yanıtta yer alan diğer enzimlerde azalmaya yol açar. 

Genomik olmayan mekanizma daha hızlı gerçekleşir ve hücre içi glukokortikoid reseptörü veya zarla bağlı bir glukokortikoid reseptörü arasındaki etkileşimler aracılığıyla gerçekleşir. 

Reseptör aktivasyonundan saniyeler ila dakikalar içinde, inflamatuar sitokinlerin üretiminde kritik öneme sahip olan fosfolipaz A2'nin inhibisyonu, araşidonik asit salınımının bozulması ve timositlerde apoptozun düzenlenmesi dahil olmak üzere bir dizi etki başlatılır.Yüksek konsantrasyonlardaki kortikosteroidler ayrıca B hücreleri ve T hücrelerinin üretimini de engelleyecektir

4.Sık kullanılan kortikosteroid ilaçlar 

- Beklametazon

- Betametaz

- Kortizon

- Deksametazon

- Fludrokortizon

- Hidrokortizon

- Prenizolon

- Triamsinolon

5.Kullanım Şekillerine Göre Kortikosteroidler 

5.1. Lokal:

 Lokal tedavide yan etkiler sistemik tedaviden azdır 

5.1.1. Topikal: 

Cilde uygulanır. Krem, jel ve losyon formları bulunur. Sistemik yan etkisi azdır. Nadiren sistemik emilime bağlı adrenal aks baskılanması görülebilmektedir .

5.1.2. İntraartiküler: 

Aynı ekleme uygulama aralıklarının altı haftadan uzun olması önerilir, etki süresi en uzun olan ve en etkin kortikosteroid triamsinolon hegzaasetoniddir 

5.1.3. Nazal:

 Nazal kortikosteroidler alerjik rinit tedavisinde kullanılmaktadır .

5.1.4. İnhalasyon:

 Beklometazon dipropionat, budesonid, flunisolid, flutikazon dipropionat ve mometazon furoat inhalasyon yoluyla verilen kortikosteroidlerdir. 

5.2. Sistemik: 

Sistemik tedavi oral ve intravenöz şekilde uygulanabilir

6.Etki Sürelerine Göre Kortikosteroidler: 

Kısa etkili kortikosteroidler (12 saat): kortizol, kortizon  

Orta etkili kortikosteroidler (12-36 saat): prednizolon, metilprednizolon, prednizon  

Uzun etkili kortikosteroidler (>36 saat): deksametazon, betametazon, deflazakort

7.Kortikosteroidlerin Tedavi Süreleri:  

Kısa dönem (<10 gün)  

Orta dönem (10-30 gün)  

Uzun dönem (>30 gün)

8.Kortikosteroidlerin Tedavi Dozları:  

Replasman (7-10 mg/m2 /gün hidrokortizon)  

Düşük (<5 mg/m2 /gün prednizolon)  

Orta (5-20 mg/m2 /gün prednizolon)  

Yüksek (>20 mg/m2 /gün prednizolon)  

Çok yüksek (>50 mg/m2 /gün prednizolon, en fazla 60-80 mg/gün)

9.Kortikosteroidlerin kullanıldığı alanlar (Hastalıklar)

9.1.Endokrin Hastalıklar

- Akut ve Kronik Adrenal Yetrnezllk 

- Konjenital Adrenal Hiperplazl 

9.2.Romatoloji  

- Romatizma - Sistemik Lupus Eritematozus 

- Romatizma] Polimiyalji

- Pollarteritis Nodosa 

- Polimiyosit 

9.3.Hematoloji

- Hemolitik anemi

- Idiyopatik trombosi topenik purpura 

- Lösemi 

9.4.Alledi  

- Anaflaksi  

- Anjiyonörotik ödem 

- Ilaç reaksiyonlan 

- Stevens-Johnson sendromu

- Ürtiker

9.5.Gastroenteroloji 

- Ülseratif kolit 

- Kronik aktif hepatit

- Rejiyonal enterit

- Çölyak hastalığı 

9.6.Dermatoloji 

- Bir çok dermatolojik hastalıkta topikal olarak uygulanır

9.7.Nefroloji

 -Nefrotik Sendrom

9.8.Pulmoner Sistem

 - Bronşiyal astma

 - Bronşiyolit

 - KOAH 

9.9.Diğerleri 

- Serebral ödem ve intralcranial basıncın arttığı durumlar 

- Kötü huylu oluşumlar

- Miyokardit 

- Organtransplantasyonu 

- Göz hastalıklan

10.Kortikosteroidlerin Vücuda Etkileri

10.1.Akut 

- Alerjik reaksiyonlar ve anafilaktik şok (vazokonstriktif etkiler )

- Astım (bronkodilatör etkiler )

- Antiemetik tedavi (örneğin kemoterapiye bağlı mide bulantısı)

- Toksik akciğer ödemi

- Multipl skleroz, vitiligo, üveit, romatoid artrit, SLE vb. otoimmün hastalıkların akut alevlenmeleri.

- Kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) akut alevlenmesi 

- Beyin ödemi: Sadece neoplazm veya merkezi sinir sistemi (CNS) enfeksiyonu nedeniyle yüksek kafa içi basıncı gibi belirli durumlarda önerilir; genellikle orta ila şiddetli beyin hasarında kaçınılır

10.2.Uzun Vadeli

- Kronik inflamatuar hastalıklar (astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, inflamatuar bağırsak hastalığı)

- Romatizmal hastalıklar (sarkoidoz, Sjögren sendromu, SLE)

- Graves oftalmopatisi

- Lokal semptomatik tedavi: anterior üveit, steroide yanıt veren dermatozlar (SRD), tenosinovit ve osteoartrit veya juvenil idiyopatik artrit

10.3.Profilaktik

- Organ nakli (bağışıklık sistemini baskılayıcı etkisi nedeniyle organ reddini önlemek için) 

- Prematüre doğum (fetal akciğer olgunluğuna izin vermek için)

- Mineralokortikoidler, böbreğin toplayıcı kanallarının epitel hücrelerinde iyon taşınmasını düzenleyerek öncelikle elektrolit ve su dengesinin düzenlenmesinde rol oynarlar. Mineralokortikoid ilaçların kullanımı, akut adrenal kriz ve Addison hastalığında replasman tedavisiyle sınırlıdır. 

11.Kortikosteroidlerin İstenmeyen Yan Etkileri

11.1.Vücut metabolizmasma etkileri

-Glukokortikoidlerin yüksek dozlarda ve uzun süre kullanımı karbonhidrat. yağ ve protein metabolizmasını hızlandırır. Karbonhidrat metabolizmasım hızlanması yagların depolanmasına neden orarak, hastalarda aydedeyüzü, servikal dorsal ve abdominal bölgelerde yağ birikimi ile karakterize olan Cushingoid görünüme neden olur.

-Proteinlerin aminoasitleri yıkımını artırması vücutta negatif nitrojen dengesi oluşturarak kaslarda incelme ve güçsüzlük yaratır.

- Glukuneojenez yolu ile kan şekerinin yükselmesi diyabete eğilim! ve diyabetli hastalarda insülin gereksinimini artırır. 

- Sodyum ve su retansiyonu nedeni ile ödem oluşumu

-Potasyum kaybı

11.2.Enfeksiyona eğilim

-Kortikosteroidler enfeksiyon bulgularını gizlerler. Aynı zamanda kanın  elemanlarından eozinofil ve lenfositlerin azalmasına neden olduğundan hastalar enfeksiyona eğilimlidir.

- Steroidler PPD'nin yanlış olarak negatif sonuç vermesine neden olabileceğinden tüberküloz bulgularını gizleyebilirler.

11.3.Endokrin sisteme etkileri

-Uzun süreli ve yüksek dozda kortikosteroid sağaltırm adrenal bezlerin tembellIgine ve atrofisine neden olabilir. Adrenal bezin atrofisi sonucu sekresyonun engellenmesi hastada adrenal krize neden olabilir.

11.4.Santral Sinir Sistemine etkileri

-  Kortikosteroidlerin santral sinir sistemi aktivitesini arttırmalara sonucunda hastalarda öfori, deprepyon, uykusuzluk ve aşırı hareketlilik görülür.

11.5.Gastrointestinal sisteme etkileri

- Kortikosteroidler mide müküs sekresyonunu azaltmaları ve HCI asit salgısını arttırmalan nedeni ile mide ve duedonum ülseri gelişimine, ülseratif özofajit ve akut pankreatite neden olabilirler. 

11.6.Kalp-Damar Sistemine etkileri 

-Kortikosteoidler sadyum ve su retansiyonu nedeni ile hipertansiyona ve trombositoz nedeni ile tromboemboli ve arterite neden olabilirler.

11.7.Kas-İskelet sistemine Etkileri

 -Kemiklerden kalsiyumun taşınmasını arttırdıkları ve kernigin protein matnksinin incelemesine neden oldukları için kortikosteroidler osteoporoza ve miyopatiye neden olabilirler.

11.8.Göze etkileri

 -Kortikosteroidler gözde glakom, kornea lezyonları ve uzun süreli kullanım sonucunda katarakt oluşumuna neden olabilirler

11.9.Dermatolojik etkileri

-Kortikosteroidlerin uzun süreli, yüksek dozlarda ve geniş alanlarda uygulanması terapötik etkilerinin azalmasına, akne, kıllanma deri lezyonları, deride maserasyon sekonder enfeksiyon ve cilt atrofisi oluşumuna neden olabilir

12.Kortikosteroid kullanan hastalarda hemşirelik bakımı

 - Düşük kalorili diyet verilmesi 

 - Proteinden zengin diyet almaları sağlanmalı 

 - İdrarda ve kanda şeker kontrolleri yapılmalı

 - diyabetli hastaların öğünlerine dikkat edilmelidir.

 - Hastaların aldığı-çıkardığı sıvı miktarının dikkatle izlenmesi, 

 - günlük kilo takibi yapılması ve sodyumdan kısıtlı diyet verilmesi.

- Potasyumdan zengin diyet verilmeli.

 - Tedavi süresince hastanın kan değerlerinin kontrol edilmesinin sağlanması, hastanın enfeksiyonlu bireylerden kaçınması, ziyaretçilerinin kısıtlanması.

- Hastaların tüberküloz bulguları yönünden kontrol edilmesi.

- Bulantı, kusma, diyare, halsizlik, karın ağrısı, yüksek ateş ve siyanoz gibi adrenal kriz belirtileri yönünden hastanın dikkat ile izlenmesi gerekir.

- Hastaya ve ailesine gerekli açıklamaların yapılması ve hastaya gerekli anlayış ve desteğin sağlanması. 

- Hastanın ilacını yemeklerden sonra ve antiasidlerle birlikte almasının sağlanması ve bu konuda hastanın uyarılması. 

- Hastanın peptik ülser ve GIS kanaması yönünden dikkatle izlenmesi.

- Hastanın çarpma ve düşmelerden korunmasına dikkat edilmeli, yüksek kalsiyumlu diyet ve D vitamini alması sağlanmalıdır.

- Dermatolojide steroidlerin topikal uygulamasında dikkatli davranılması, tedavinin uygulanacağı bölgelere, dozuna ve uygulama süresine dikkat edilmesi gerekmektedir.

  Sonuç olarak, kortikosteroidler birçok hastalığın tedavisinde yaşam kurtarıcı ve etkili ilaçlardır; ancak yanlış, uzun süreli veya kontrolsüz kullanıldıklarında ciddi yan etkilere neden olabilirler. Bu nedenle tedavi bireye özel planlanmalı, doz ve süre hekim tarafından belirlenmeli ve hasta düzenli olarak izlenmelidir. Güvenli kullanım için hasta eğitimi ve hemşirelik bakımı büyük önem taşır.